Doğanhisar Ülkü Ocakları

Doğanhisar Ülkü Ocakları

12/11/2009 ·

Başkan






Yorum (yok) Yorum yaz!

2/11/2009 · Kategori: LIDERDEN

LİDERDEN

LİDERDEN;
Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin
Milliyetçi Hareket Partisi'nin 40. Kuruluş Yılı Kutlamalarında
Yapmış Oldukları Konuşmadan alınmıştır…



Tarih, geriye doğru hızla akıp giden bütün zamana verilen tanımın adıdır.

Yaratılmış hiçbir varlık yoktur ki, ister beşeriyet, ister tabiat, ister maneviyat;  onun tesirine girmemiş ve ondan izler taşımamış olsun.

Bugün olanlar dünün sonucudur. Yarın yaşanacaklar bugünün eseri olacaktır. Kimsenin önüne geçemeyeceği ilahi nizam böyledir.

Yaradılışın muhteşem bu işleyişini yakalayamamış olan insanların ve toplulukların, ömürlerinin kısa, izlerinin silik, varlıklarının geçici olması kaçınılmaz bir hayat gerçeğidir.

Başka bir yönüyle tarih, bir nedenle yaşamayı becerememiş, hayata tutunamamış, sürekliliğini sağlayamamış sayısız toplumlar için onları acımasızca öğüten bir değirmenin tanımıdır.

Dünya coğrafyası, ayakta duramamış, varlığını sürdürememiş ve saman alevi gibi parlayıp sönmüş yüzlerce toplumun bugün enkaz ve harabe haline gelmiş kalıntılarıyla doludur.

Buna karşılık, var oluşa anlam kazandıran, dün, bugün ve yarın arasındaki muazzam terkibin farkına vararak; aldığı miras üzerinden müşterek bir şuur geliştiren, bir kültürü bayrak yapan ve bu bayrağı taşıyacak nesiller yetiştiren toplumlar, tarihin bu işleyişini aşabilmişlerdir.

Nitekim, bu sonsuz oluş ve arayış bugün de sürmekte, "milletini arayan abidelerle, abidesini kaybetmiş milletler" için tarihin acımasızlığı bütün şiddeti ile devam etmektedir.

Ne mutlu ki, mensubu olmakla iftihar ettiğimiz Türklüğün yazılı abideleri 1289 yıldır Ötüken'de dimdik ayakta durmaktadır.

Bu muhteşem eserlerin sahibi soylu milletimiz de bütün tahribata rağmen çok şükür ki varlığını sürdürmektedir.

Buna yakından tanıklık etmek isteyenlerin Orta Asya'ya kadar gitmelerine gerek yoktur.

Genel Merkezimizin önünde bütün heybetiyle duran üç abideden yükselen kutlu çağrılar, milletimize seslenmeye hala devam etmektedir.

"Ey Türk titre ve kendine dön" haykırışını, duymak isteyen kulaklar duyacak, görmek isteyen gözler görecek ve kılavuz arayan şuurlar tarih ötesinden gelen bu sesle uyanacaktır.

Tarihten geleceğe giden yolculuğun son yüzyılında söz sahibi olmuş Türk milliyetçilerinin ve son kırk yılına damgasını vurmuş Milliyetçi Hareket Partisi'nin öncelikli mücadele maksadı ve varlık nedeni, kahramanların taşıdığı milli bekanın kopartılmadan devamını sağlamaktır.

Bu, büyük Türk milletinin elden ele taşınan mukaddes bir emaneti ve her neslin diğerine devretmek zorunda olduğu bir ata yadigârıdır.

Türkeş Beyin arkadaşlarına hitaben söylediği, "Emanet olunan davayı kucakladım. Hiç arkama bakmadan, tereddütsüz, hiçbir şeye aldırmadan yürüyorum." sözleri bu tarihi sürecin ve şuurun yansımasıdır.

İmkânsız gibi görülen bu yolculuk, başta kurucu Genel Başkanımız Türkeş Bey olmak üzere, sayısız ülkü ve gönül adamının ve onların izinden giden kadroların inançları ile bugünlere gelmiştir.

Milliyetçilik ve millet sevgisi elbette ki bizim tekelimizde değildir. Herkes milliyetçi olabilir, olmalıdır. Milliyetçiler her kurumda bulunabilir. Bulunmalıdır. Hepsine saygı duyarız.

Ancak, milliyetçiliği hayatın her alanında, uygulanabilir bir siyasal yönetim projesi olarak benimseyen tek parti Milliyetçi Hareket Partisi'dir.

Ben burada partimizin siyasi tarihini anlatacak değilim. Ancak, kırk yıllık ilerleyişin ana hatlarını bilmekte yarar olduğu düşüncesindeyim.

Partimizin 1969 yılında kuruluşu ile milliyetçilik, yalnızca bir aydın hareketi olmaktan çıkmış, Anadolu'da millet evlatlarının gönlüne yerleşerek hem siyasallaşmış, hem toplumsallaştırmıştır.

Kırk yıl önce başlayan bir mücadelenin bugün rahata ermiş olduğunu, karşımızdaki engellerin temizlenmiş bulunduğunu söylemek doğru olmayacaktır.



Milliyetçi Hareketin varlığından ve hedeflerinden rahatsızlık duyanlar bitmediği sürece, bizim de mücadelemiz elbette ki bitmeyecektir.

Bizim için asıl endişe kaynağı, Milliyetçi Harekete yönelmiş eleştiri ve dedikoduların, itham ve oyunların bir gün tükenmiş olmasıdır.

     Türk Milliyetçiliği, taşınması çok ağır bir sorumluluk ve çok şerefli bir hüviyettir.

Milliyetçilik yalnızca gözyaşından ibaret bir heyecan, sadece heyecanla söylenen bir nutuk, coşkuyla dinlenen bir marş değildir ve sadece bu şekilde kalmamalıdır.

Milliyetçiliğin heyecan, coşku ve hamaset boyutu elbette çok önemlidir.

Ekonomik ve sosyal kalkınmanın gerçekleşmesinde ihtiyaç duyulan güç ve heyecan için çok gereklidir.

Ancak, milliyetçiliğe asıl anlamını veren, ideal ile gerçeğin, imkân ile mümkünün, olmuş ile olanın, akıl ile inancın makulde buluşturulmasıdır.

·         Tarih boyunca Ötüken'den, Malazgirt'e; Viyana Kapılarından, Büyük Taarruz'a kadar Türklüğü yaşatmak uğruna hayatlarını feda eden, kahraman ecdadımızı;

·         Bugün burada bir ülkü etrafında toplanmak için bizlere önderlik etmiş, yol göstermiş ve buna ömrünü adamış Başta merhum Alparslan Türkeş bey olmak üzere, Sazakların, Kılıçkıranların, Önkuzuların, Özmenlerin, İmamoğluların

·         Ve bugün bölücülükle mücadele ederken şehadete ulaşan kahramanlarımızı minnet, şükran ve hasretle yad ediyor, Cenab-ı Allah'tan hepsine rahmet diliyorum.

Kırk yılın ve önümüzdeki kırk yılların;

·         Devletimize, aziz milletimize, demokrasimize, siyasetimize, kutlu davamıza, Türk ve İslam dünyasına ve insanlığa hayır getirmesini;

·         Milliyetçi Hareket Partisi'nin daha nice şerefli kırk yıllara aynı şevk, aynı heyecan, aynı coşkuyla ve aynı ruhla erişmesini temenni ediyorum.

İnanıyorum ki, Cenab-ı Allah, Milliyetçi Hareket'e Türkiye'nin geleceğine sahip çıkma mücadelesinde yardımcı olacak, heyecanımızı, azmimizi ve emeğimizi karşılıksız bırakmayacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyor ve kucaklıyorum.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

25/10/2009 · Kategori: Baskanin gorusleri

Başkandan;

                   Türk islam aleminin bölünmez bütünlüğünü, her zaman ve her yerde savunan ve düşünen ülkü ocakları, teşkilatımızın şu son dönemde yapılmış olan AKP iktidarının, Türklük şuurumuzu ve onurumuzu, ayaklar altına alan olaylar karşısında görülmüştür ki: Türk milletinin, ülkücü harekete  ihtiyacı oldugu açıkça ortadadır....

--
                                                                        Tahir KIRELİ

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

22/10/2009 ·

Doğanhisar Ülkü Ocakları

Yorum (1) Yorum yaz!

    • Menü

    • Ana Sayfa
    • Profilim
    • Arşiv
  • Son Yazılarım

    • Başkan
    • LİDERDEN
    • Başkandan;
    • Doğanhisar Ülkü Ocakları
  • Kategorilerim

      • Seminerler
      • Ülkü Ocağı
      • Başkanın görüşleri
      • LİDERDEN
  • Arkadaşlarım

    • Blogcu Yardım
  • Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı

İlgili aramalar: amatör - ahmet şafak adam gibi -  ahmet şafak adam gibi -  ahmet şafak adam gibi -  ahmet şafak adam gibi
İlgili aramalar: müzik - mustafa yildizdogan - mustafa yildizdogan - ÖlÜrÜm - tÜrkiyem